29 Eylül 2010 Çarşamba

Belcika'da Neler Yapmisim,Nereleri Gezmisim?

Sonunda isleri yoluna koydum ve ben yine blogumun basina gecebildim.Takip eden arkadaslar bilirler ama yine soyleyeyim, Amiraka'dan  haziran sonunda donmustuk ve 2 aydir TR deydik.Belcika'ya esimin staji icin gelme cabamiz hayli sikintili gecmisti ve bizi epey ugrastirmistik..Neyseki sukur sonu guzel oldu...
Bugun Belcika'ya geleli tam 16 gun olmus.Neler mi yaptik? iste kisaca bahsediyorum...Oncelikle 1 gun onceden apar topar hazirladigimiz valizlerle, sabah 7 de dustuk yollara ve ucagimiza bindik ,indigimizde esim in bir arkadasi sagolsun bizi havaalaninda karsiladi.Evine gídip, kahvalti yatikan sonra kisa bir sehir turu ve tanitimi yapti.Ve o dakikadan itibaren etrafta ''A LOUER''  (kiralik) yazisi aramaya basladik...Bu surec 1 hafta kadar surmus olsada, bir cok ev gezmis olsakda, sonunda icimize sinen begendigimiz esyali evi kiraladik.
Tabi ev ararken burda isler cok enterasan dedigimiz de oldu.Ev emlakcida oldugundan, evi sizden baska talip olanlarla birlikte geziyorsunuz. Oyle TR'deki gibi parayi basinca ev sizin olmuyor :( Ev sahibi tum basvurulari degerlendiriyor sizi arastiriyor ve birinizi seciyor.
Hii bir de bu karar surecinde 1 aylik kirayi,  emlakci herkesden aliyor.Eger siz karar surecinde''ben vazgectim derseniz'' paraniz yaniyor ,yok ev sahibi istemezse paraniz geri veriliyor.Boylede scma iste bir de sizi resmen eve bagliyor, baska evede bakamiyorsunuz. Bitmiyor sacmaliklar,eve girmeden once  bir exper gelip, herseyi fotolayip sesli kayit altina alarak, su var bu var surasi soyle diyor. Bir cok da para ona bayiliyorsunuz.Allah'tan bu ucret ev sahibiyle yari yariya paylasiliyor... 
Neyseki tum bu sacmaliklari atlattik evimize yerlestik :)Pozitif dusunursek Amerika ýa nazaran cok daha kolay oldu.Biliyorsunuzdur burada turkler epey yogunlukta, zaten turk mahallesinde kendinizi tr'de hissediyorsunz.Hersey bolca, Amerika'ya gore hersey cok daha kolay ve basit .Ama yine de eger imkan ve firsat varsa Amerika ýi kesin gormek lazim, Avrupa'ya hic benzemiyor onlarin dunyalari gercekten farkli.

Gozlemlerimden bahsetcek olursam, oldukca sik ,bakimli giyim tarzi dikkatimi cekiyor.Fular sal gibi aksesuarlar herkes de mevcut, adeta bir siklik tamamlayici.Cicekleri cok seviyorlar tum balkon ve camlar renk cumbusleri var.
Ama guler yuzlu olduklarini soyleyemeyecegim cunku degiller maalesef.Eger fransizca degil de ingilizce konusuyorsaniz o zaman cok havalisiniz,cunku Amerikaya ozentilikleri gecmisden bugune devam ediyor.
Bir de flamanlar ve fransizlar 2 ye ayrilmis durumdalar.Flamanlar asla fransizca konusmuyorlar, hatta onlarin sokaklari var hersey flamanca yaziyor, kendi dillerini yasatma cabasindalar bir cok yerde de hersey 3 dille anlatiliyor flaman, fransiz ve ingilizce.Bir de ne yazik ki ing.bilselerde zor durumdaysaniz bile ,konusup yardimci olmuyorlarmis.

Biraz fazla yazdim sanirim,umarim bunaltici olmamisimdir.Son olarak havasi geldigimiz ilk hafta gunesli sayilacak kadar guzeldi.Ama simdilerde hep kapali, huzunlu ve yagmurlu.

Ozetle Brukseli sevdigimi dusunuyorum.Tarih kokan bir havasi var ve yemyesil, bir de TR'ye yakin ya ondan bence...
Sonunda resimlere geciyoruz, gezdigimiz yerleri toparladim biraz bol resimli oldu haydi buyrun.... 


 Ucaktan inerken cektigim yesillik ve ilk cektigim Bruksel resimleri....

 Atomium'a gitmistik..yemyesil heryer..vaktimiz olsaydi Mini-europe da gidicektik,ama bir daha ki sefere...Bu kocaman kopek ise  sahibiyle geziyordu,o an bakip gulumseyince bir anda sahibi elimize tutusturdu .



Belediye meydanindan manzaralar...


 Esim ev ararken bende fotograf cekme ve etrafi gozlemleme cabasindayim....


Manneken Pis orada... (sol alt) Dünyaca ünlü,o heykel bu kadarcık bişeymiş. O minik heykelin ünü almış dünyayı yürümüş... Çikolataları ve hediyeliklerdeki heykelleri bile daha büyük. Manneken Pis’ in bir de hikayesi var.  Büyük festivallerden birinde zengin bir dük oğlunu kaybediyor. Ve 5 gün sonra çeşmenin bulunduğu bu noktada halen yapmakta olduğu bu işi yaparken buluyor:)
Bu pis heykele yılın her dönemi farklı bir kıyafet giydirilirmiş...



Grand Place'de aksam manzaralari..Dar sokaklar deniz urunleri satan lokantalar ve kocaman kaplarda midye yiyen bir cok insan var...

 Bana yansiyan hos kareler..

Sol ust resim Notre-Dame de Laeken kilisesi , ve  yanindaki resim Place Louise.
Nasreddin hoca heykeli, ise turk mahallesine yakin bir yerde...
 Bethoween ve ben, sahibi de yanimzda...

 Ev ararken  buldugumuz bir kac ev, ve A LOUER yazisi.


Atom çekirdeğinin 102 metre yüksekliğindeki bu figürü,  Brüksel'in simgelerdinden biri sayılıyor. Atomium'un yemyeşil bir parkta olması da bu yapıyı görmek için ayrı bir neden diyordu kaynaklarda. Üstelik bu çekirdeğin toplarına çıkıp Brüksel'i seyredebiliyormuşsunuz.

 Halktan dogal goruntuler... Benim garip resimlerimde diyebiliriz.Kosan adam, birde yetmez 2 tane diyenlerden.

 Belçika’nın ünlü leonidas çikolataları .En küçük paketinden 4.6 euroya leonidas çikolata (alkolsüz istediğinizi bildiebilirsiniz) alabilirsiniz.

 Balkonlu evler ve sik gorunumleri...Ve sokak aralarinda cafeler...

 Resimli uyari panolari...


Grand Place  Meydani...

                                  Grand Place  meydani...


 Meydanda yatan Everard’ t Serclaes’in Meryem Heykeli de çok meşhurmuş. Bunu sıvazladıklarında insanlara şans getirirmiş.


Grand Place'in aksam  goruntusu......


Gran Place meydaninda bulunan bu yapitin tam karşısında kralın evi varmış. Maison du Roi (House of the king).  Şehir müzesini içerisinde barındırıyor. İçinde earthenware ve porselen koleksiyonu mevcut. 
 2. Katta ise menneken pis’in giydirilmiş 18. Yy’a kadar geriye dönük 600 adet kostüm mevcutmuş. Grand Place eski şehrin merkeziymiş. Burada çiçek pazarı kurulurmuş.


Yine manzaralardan bir kare ...Iste boyle benden bu gunluk bu kadar.Daha gezilecek bir cook yer var her firsatta sicagi sicagina anlatmaya calisacagim..Sevgiler

5 yorum:

elif dedi ki...

çok güzel fotğraflar..ellerinize sağlık.
ev işini halletmenize adınıza çok sevindim.
belçikanın diğer şehirlerine nazaran brukseli çok sevememiştim ben.çok kalabalıktı,temiz değildi hiç,dediğiniz gibi asık suratlılardı insanlar...
ama olsun yeni bir heyecan,yeni bir ülke ...evinizde mutlu huzurlu günler diliyorum.
sevgiler..

minik dedi ki...

Küçük heykelle ilgili bize anlatılan brükselde çıkan yangını bu şekilde işeyerek söndürdüğü için heykelinin dikildiğiydi..

nazpek dedi ki...

güzel bir gezi oldu sayenizde çok teşekkürler

mine dedi ki...

yazıyı da fotoları da çok sevdim
iş dolayısıyla farklı ülkelerde yaşıyor olmak çok hoş
başka fotolar da bekliyoruz

Modafobik dedi ki...

Oh valla süper olmuş başına geçmen blogun :) fotolara bittim yaa artık Belçikaya gitmek farz oldu, merak ettirdinnnn! :)